Vampir Akademisi (Şahsen uzun zamandır sevdiğim sahneleri biriktiriyordum, size kısmetmiş ;))
Ben mükemmel bir öğretmen tarafından eğitildim.Şimdi kilit altında tuttuğunuz kişi tarafından.
Rose=Sadece seni görmek istedim.
Dimitri=>İşte görüyorsun.
Rose=>Gördüğüm şey senin sırtın.
Dimitri=Nereye gitmek istiyorsun?
Rose=Şimdi mi?
Dimitri=Hayır yani Dünya da nereleri görmek istiyorsun?
Rose=Basıp İstanbul'a gidecek olursak Sydney çok sinirlenir.. :D (Gurur!) :D
Dimitri=>Şimdi yola çıkarsak gün doğmadan ona ulaşabiliriz..
Rose=>Zor bir karar. Tüm bunları bırakıp elektrik ve Kanalizasyon dünyasına mı döneceğiz? (Rose ve Dimitri ilkel insanların arasında elektrik, tuvalet ve kanalizasyon olmayan bir yerde kalırken )
Dimitri=Sydney tam bir savaşçıya dönüşüyor.
Rose=Hey burada komutan o değil..O sadece asker.
Dimitri=Doğru ya.Özür dilerim kaptan...
Rose=General! (Rose ve patavatsızlığı :D) ♥
Rose=İşin bittiğinde bahçeye gel! Tam bir mangal partisi sadece mangal eksik !
(Allah Allah! Hangi tür mangal partisinde mangal eksik olur acaba?!) :D
Yüzünde komik denilebilecek dertli bir ifade vardı.
Baskınlar, kurşunlar, suçlular... Sorun değil..
Unutulan bir palto .KRİZ
:D (Rose Dimitri'ye paltosunu unuttuğunu hatırlattığında Dimitri'nin yüzü komik bir şekilde dertleniyordu) :D
Dimitri=Onunla yanlız konuşayım..Sanırım halledebilirim.
Sonya=Dikkat et şuan çok kırılgan durumda..
Rose=Ben tam yanınızdayım!
(Rose bence yeterince sabırlı :D )
Rose=Bolca tehlike, delice planlar...Bilirsin aile geleneğimiz !
(Rose babasıyla konuşuyordu :D )
Gözleri salonu taradı, birini buldu ve başını salladı.
Saniyeler sonra annem bize doğru geliyordu. Harika!
O çağırıyordu annem geliyordu.
Aman ne hoş. Umarım bana da sürpriz bir kardeş gelmez.
(Okuduğumda kahkalarla yerdeydim,, nedir bu kızın çektiği?? :D )
''Eric Drogomir'in başka çocuğu yok''
''bu bir sahtekarlık''
''Bize delil gösterin!''
''Eh..Flört etmekten hoşlanan biriydi..''
(Son sözü Rose söylüyordu sanırım :D Gerçekten haklı :D )
Rose=Çok eğlenceli olacak artık her şey açığa çıktığına göre neler olacağını göreceğiz''
Dimitri=Evet baban da bana geçenlerde çok eğlenceli bir bakış fırlattı...
(Bu sahnede ben koptum :D sfasdsa )
Lissa=Sanırım üniversiteye gidecek ilk kraliçe benim...
Rose=Harika! Kampüsten konseye tweet atabilirsin! Belki ödevini yapabilecek kişilerde bulabilirsin!
(Zeki kız)
Adrian:Eh,görünüşe bakılırsa Vasilissa babama haddini bildirdi.
Rose:Bab...neyin? O adam senin baban mı?
Adrian:Annem öyle diyor.
(Hadi canım!) :D
Rose:Neler oluyor?
Christian:Adrian ile öpüşmek üzere olan sendin.Sen söyle ?
Rose:Terapimin bir parçası.
Christian:Nasıl bir terapi görüyorsun öyle?
(Evet,ilginç bir terapi O.o )
Rose: "Mia, bu bey Adrian Ivashkov."
Adrian: "Rose'un arkadaşlarıyla tanışmak benim için daima zevktir, özellikle böylesine güzellerse."
Rose: "Biz arkadaş değiliz."
Mia:"Rose erkeklerle ve psikopatlarla takılır."
Adrian:"Eh. Ben hem psikopat hem de erkek olduğumdan neden iyi arkadaş olabileceğimiz açıklandı."
Rose:"Seninle arkadaş değiliz."
Adrian: "Her zaman zoru oynuyorsun ha?"
Mia:"Aslında o kadar zor biri değil. Okuldaki erkeklerin yarısına sorabilirsin."
Rose:"Evet. Diğer yarısını da Mia'ya sor. Eğer ona iyilik yaparsan sana bir sürü iyilik yapar."
Mia: "Eh en azından ben bedava yapmıyorum."
(Geberdim .s.s :D fasdas :D )
Bu arada, adım Rose Hathaway. On yedi yaşındayım, vampirleri korumak ve öldürmek için eğitildim, kesinlikle yanlış adama aşığım ve en yakın arkadaşım tuhaf büyü güçleri yüzünden kafayı sıyırmak üzere.
Hey, zaten kimse lisenin kolay olduğunu söylemedi ki.! =)
Rose: O elbiseyi gördün mü?
Dimitri: Evet gördüm.
Rose: Beğendin mi? Eğer dansta onu giyersem ünümü tehlikeye atar mıyım?
Dimitri: Okulu tehlikeye atarsın.
(Küçük imalar :D )
Bay Nagy üzerimize doğru geldi. Tek eliyle kâğıdı kaptı ve heyecanlı sınıf notun yüksek sesle okunacağı beklentisiyle pür dikkat kesildi. "İşte dün gece J'yi gördüm, 'demiş el yazısı çok kötü olan, gelen cevap ise 'Ne oldu' demiş ve en az 5 tane soru işareti konmuş. Bunu anlayabilirim sanırım bazen tek bir soru işareti yeterince vurgulu olmaz değil mi? Söze ilk başlayan 'Sence ne olmuş olabilir? Boş odalardan birinde takıldık.'
"Bu gelen tepkiden takılma kelimesinin kullanımının benim eğitimimde kullanılan kelime olan cinsel birliktelik için kullanılan modern bir terim olduğunu mu anlayayım." dedi.
"Evet, Bay Nagy. Söylediklerinizde haklısınız efendim." dedim. Sınıfta birkaç öğrenci yüksek sesle kahkaha attı.
"Doğruladığınız için teşekkürler Bayan Hathaway. Evet nerede kalmıştım. Ah evet diğer konuşmacı
'Nasıldı?' diye soruyor ve gelen yanıt 'İyi' oluyor. Kullanılan sıfatı daha da güçlendirmek için gülen surat noktalama işareti kullanılmış. Sanırım bu övgüler şu gizemli J için öyle değil mi? 'Peki ne kadar ileri gittiniz?' Ah bayanlar." dedi Bay Nagy. "Umarım yaşananlar porno film kategorisinde değildir. 'Çok ileri gitmedik. Yakalandık. 'Evet şimdi de gülen yüz ifadesi kullanılmadığı için durumun ciddiyetini anlıyoruz. 'Ne oldu?' 'Dimitri ortaya çıktı. Jesse'yi odadan kovdu ve benim ağzıma sıçtı.' "
"Ne oldu Bay Zeklos. Az önce adı geçen J siz misiniz yoksa? Hani şu özensiz yazardan gülen surat kazanan."
(Bunu her okuyuşumda halıyla tek düz oluyorum .s.s :D Evet Bay Nagy gerçekten varıyla yoğuyla bize notu özet geçti .s.s :D )
R:''İyi misin?''
D:''evet''
R:''emin misin?''
D''Olabildiğince iyiyim işte.''
R:''sence bizi anlatacak mı?''
D:''Hayır''
R:''Şey derken ciddi miydin... Yani Victor anlatırsa onu..''
D:''Moroi Kraliyeti'nin üst seviyelerinde çok sözüm geçmese de bizim dünyamızda pis işleri yapan gardiyanlar arasında epey tanınırım.''
R:''Sorumu cevaplamadın. Bunu gerçekten yapacak mıydın.''
D:''Seni korumak için her şeyi yaparım Roza.''
♥(Ne tatlı!!)♥
Rose : "Hey, hayatta olmanın tadını çıkarmalıyız, bana söylediklerini ne çabuk unuttun? Gidemeyeceğin yerleri düşünme."
Dimitri : "Ne zaman bu kadar bilge biri oldun?"
Rose : "İyi bir öğretmenim vardı..
Dimitri : "İyi olmana sevindim. Seni düşerken gördüğümde..."
Rose : "Zavallıya bak diye mi düşündün?"
Dimitri : "Düşündüğüm bu değildi."
"Geri çekilin!" diye bağırdım. Durdular. Biri dışında.
"Rose," dedi yumuşak bir ses. "Kılıcı bırak."
Ellerim titriyordu. Zorlukla yutkundum. "Bizden uzak durun."
"Rose!"
Ses yine konuştu, bu sesi her yerde tanırdım. Tereddütlü bir tavırla sonunda etrafımın farkına varmaya başladım. Karşımda duran adamı daha net görüyordum. Dimitri'nin o tanıdık kahverengi gözleri, kararlı ve nazik bir şekilde bana... bakıyordu.
"Geçti artık," dedi. "Her şey yoluna girecek. Kılıcı bırakabilirsin."
Kabzayı tutmaya çalışırken ellerim daha da şiddetli titriyordu.
"Yapamam." Kelimeler canımı yakıyordu. "Onu yalnız bırakamam. Onu korumak zorundayım."
"Korudun zaten," dedi Dimitri.
Kılıç ellerimden kaydı ve güçlü bir tangırtıyla yere düştü.Ben de onun peşinden yere, ellerimin ve dizlerimin üzerine yıkıldım, ağlamak istiyordum ama hala yapamıyordum. Dimitri'nin kolları beni sararak ayağa kalkmama yardım etti.
(Mason öldüğünde .s.s Burayı 3 kere okumak zorunda kalmıştım çünkü Mase'in öldüğünü okuduğumda büyük bir şoka girmiştim .s )
Rose:"Bana verdiğin bu şey... Bir nazar boncuğu mu?"
Janine:"Evet. Nereden bildin?"
Rose:"Biri söyledi.Koruyucu bir şey, değil mi?"
Janine:"Evet. Orta Doğu'ya has bir batıl inanç...Bazıları sana zarar vermek isteyenlerin nazarının değebilec...eğini veya sana lanet okuyabileceğini söyler.Nazar boncuğu bu kötü etkiyi karşılar... ve takanlara genel anlamda koruma sağlar."
Rose:"Orta Doğu...yani... Türkiye gibi yerler mi?"
Janine:"Evet, Türkiye gibi yerler."
(Ahh,, Gurur! :D )


Hiç yorum yok:
Yorum Gönder